 Çocuk dediğin cen cen dönemine gelene kadar çok zavallı bir küçük insan. Nil 19 aylık. İki kelimeyi yan yana kullanabiliyor:
"Dedeh tantini" diyor (dede uyuyor) "Baba alo alo" diyor (babayı arayalım mı?) "Anneanne mam ma" diyor (anneanne yemek yiyor) "Anne apka" diyor (anne parka giderken şapkamı da alsana) bıraksanız epi topu bildiği 30 kelime ile 3000 kombinasyona kadar uzar gider. Bir şekilde konuşuyor Nil ve sadece biz anlıyoruz ne istediğini. Ama bu durum onu tanımayan biri için "henüz konuşamıyor" olarak addedilebilir ki normal, bana da sorsanız konuşamıyor: ki, ile, buna mukabil filan diyemiyor. Annesinin çok sevdiği çeldirici "fakat"ı kullanamıyor. Duygularını özne, yüklem, dolaylı tümleçten oluşan tümcelerle ifade edemiyor Hem bir anne olarak, hem de onunla günde 12 saati aktif olarak geçiren bir insan olarak çokça farkındayım duygularının ama ne düşündüğünü net olarak bilemiyorum. Diyorum ki çocukların tam olarak konuşmaya başladığı 2-2,5 yaşına kadar ki süreçte söylemek isteyip de söyleyemedikleri her şeyi ama tümünü bize işittiren bir makine olsa ne fena olurdu. Çok üzülürdüm ve köpeeeğee olurdum Nil'in gibi geliyor. Çocuklar çok güzel ifade ediyor çünkü hislerini Mesela Dilek'in kızı Naz, annesi bir sabah emziğini uçurunca ve ona "Sen artık büyüdün bebek kedi aldı emziğini" gibi bir hikaye anlatınca Naz, "Göriiim, ayağına basıcam o kedinin" diyerek dile getirmiş "kızgınlığını" İki buçuk filan Naz. Ayağına basıcam ne güzel bir ifade şeklidir ya İşte bundan bahsediyorum. Nil'in sinir olduğu anlar oluyor, o anlarda bir duyabilsem ne demek istediğini. Bu sesleri duyabilseydim eğer mevcut halim yetmiyormuş gibi yüreğim bana sefilleri oynatırdı kesin |